Wikipedia Özgür Ansiklopedi Ha?..
İbrahim Çakır
İnternet ortamındakilerin pek çoğunun yolu “Wikipedia” ile kesişmiştir. Ya google araması sonrasında, ya da çocuğunun ödevini kes-kopyala-yapıştır yoluyla yapmak için çalışırken!.. Peki bu Wikipedia nasıl bir sitedir merek ettiniz mi hiç.. Kendi ifadeleriyle “özgür ansiklopedi”dirler. Fakat bu özgürlüğün bilgiye yönelik mi, “bölücülüğe” yönelik mi olduğu konusunda derin endişelerim var…
Geçtiğimiz yıl bir kullanıcı adıyla Wikipedia ailesine katılmıştım. Amacım özellikle Ormanseven Beldesi ve Sürmene ile ilgili sayfaların gelişimine az da olsa katkı sağlamaktı. Bu niyet doğrultusunda beldemize ilişkin sayfaya eklemelerde de bulundum. Dün akşam ise oturup etraflıca Sürmene ve Trabzon sayfalarını inceledim. Bir de ne göreyim bölücülüğün biri bin para… Buyurun paylaşalım.
Sürmene-Sosyal Yaşam:
“…Yüksek bölgelerde de Müslüman Rum vatandaşlarımızın köyleri ile karşılaşmak mümkündür…”
Trabzon-Toplum ve Kültür-Dil:
“Trabzon halkı 18. yy içinde İslâmlaştıktan sonra anadilleri olan Yunancayı bırakıp Türkçeye alışırken zorlanmışlardır. Özellikle Yunanca'da olmayan -b-, -d-, -g-, - ı- gibi harfleri çıkaramadıkları için Yunanca söylenişlerine uydurarak konuşmuşlardır.[10] Sözgelimi balık kelimesindeki "b" ve "ı" sesleri Yunanca'da olmaması ve İslâm'ı yeni kabul etmiş olan Trabzonluların Türk dilini konuşamaması nedeniyle bu kelimeyi Pontus Yunancası'na adapte ederek paluk olarak telâffuz ederler…
Trabzon'un yöresel dilinin, Giresun yöresel dilinden farkı daha sert ve ağza geldiği gibi okunmasıdır. Örneğin, Giresun dilinde gitmek fiilinin çekimi Gidim, gidin, gidiyuk, gidiyusunuz şeklinde yapılır. Trabzon yöresel dilinde ise gitmek fiilinin çekimi Kitiyrım, kitiysın, gitiyruk, kiteysuuz, kiteyler şeklindedir.
Aynı zamanda Trabzon Yunanca'nın en az 2500 yıldır kesintisiz konuşulduğu en doğu Yunan kolonisi olup, Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya, Of, Dernekpazarı yerleşimlerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi tarafından konuşulmaya devam etmektedir.[11]...”
Bu bilgileri ekleyenler akıllarınca Giresun-Trabzon ayrımı yapıp Giresun’dan ötesinin Türklüğünü zan altında bırakmak istiyorlar. Oysaki bu iki güzide ilimiz de diğer Doğu Karadeniz illeri gibi Çepni ve Akkoyunlu Türklerinin yerleştiği, Türkleştirdiği coğrafyalardır. Evet, birkaç köydeki yaşlıların Rumca bildiğini bizler de biliyoruz fakat bunun sebebi; 1920’li yıllara kadar yöredeki Türk ve Rumların iç içe yaşamaları ve her konuda olduğu gibi dil konusunda da birbirlerinden etkilenmiş olmalarıdır. Lozan Barış Konferansı’nda 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan “Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol” ve ardından 1926’daki anlaşmayla İstanbul’daki Rumlar istisna tutulmak üzere Türkiye’deki bütün Rumlar Yunanistan’a gönderilmiştir. Yunanistan’a gönderilen Rumların yaşlılarının da Türkçeyi gayet iyi konuştuğu çekilen belgesel filmlerde görülmektedir. Hal böyle iken bu durumu “bölücülüğe” varacak tarzda sunmanın maksadı nedir?..
Bu bilgileri ekleyenlerin kaynak olarak verdikleri site ve şahıslara bakınca bu işin insanları bilgilendirmek olmadığı daha da açık bir şekilde ortaya çıktı. Zira bu kaynaklardan ilki (10 nolu dipnot) biri hangi gizli amaçlara hizmet ettiği belli olmayan aşağıdaki site;
http://www.ocena.info/index.php?option=com_content&view=article&id=21%3Afarkli&catid=9%3Ayayinlanmamis&lang=rm
Bir diğeri de (11 nolu dipnot) Ömer Asan adındaki sözde araştırmacı. Araştırmak isteyenler bu şahsın hangi zihniyete sahip olduğunu internet ortamında birkaç tıklamada öğrenebilirler…
Bunun yanında Sürmene’nin belde ve köy isimlerinin ve Trabzon’un ilçe isimlerinin eski halinin de verilmiş olması aklımdaki soru işaretlerini daha da artırdı. Bu türden doğru ve iyi niyetli olmayan bilgilerin (!) düzeltilmesi için sayfa üzerinde değişiklik yaptım. Ama kısa bir süre sonra Wikipedi yöneticilerinin biri tarafından şahsımı “Vandalizm”le (Vandalizm: Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir.
Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye (örneğin, okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya) zarar verir. Kaynak: Wikipedia.) suçlayan ve aynı sayfayı bir daha ziyaret edersem yasaklanacağımı bildiren bir mesaj aldım. Mesajın orjinali:
Sayın Türkyurdu,
>
> Wikipedia'daki Kullanıcı mesaj:Türkyurdu başlıklı sayfa
> 00:02, 29 Temmuz 2009 tarihinde Fcn tarafından yaratıldı. Geçerli sürüme
> http://tr.wikipedia.org/wiki/Kullan%C4%B1c%C4%B1_mesaj:T%C3%BCrkyurdu
> adresinden ulaşabilirsiniz.
>
> Yeni bir sayfa.
>
> Açıklaması: {{subst:Vandal-olma maddeli|Şablon:Sürmene belde ve
> köyleri}}
>
> Sayfayı değiştiren kullanıcının erişim bilgileri:
> e-posta: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:E-postalAt/Fcn
> Viki: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kullan%C4%B1c%C4%B1:Fcn
>
> Bahsi geçen sayfayı ziyaret etmediğiniz sürece sayfayla ilgili
> başka değişiklik uyarısı gönderilmeyecektir. Uyarı ayarlarını
> izleme listenizdeki tüm sayfalar için değiştirebilirsiniz.
>
> Wikipedia uyarı sistemi.
Bu mesaj karşısında şaşırmakla birlikte cevaben şu mesajı yazdım:
Sayın Yönetici;
O yörenin eğitimli bir ferdiyim. O yöreyle ilgili yanlış hatta iyi niyetli olmayan bilgileri düzeltmek de "sayfa geliştirmek" anlamı taşımaz mı?.. Diyarbakır'ın ilçeleri, hatta köylerinin ismi bile Türkçe olarak verilmişken Sürmene'yle ilgili sayfada farklı uygulamaya gidilmiş olmasının sebebi hikmeti iyi niyetle ya da bilimsellikle açıklanabilir mi?.. Saygılarımla...
Sabahleyin ise yeni bir mesaj daha gönderilmişti;
“Uygun olmayan kullanıcı adı seçiminden dolayı, bu kullanıcı adıyla Vikipedi'de değişiklik yapılması süresiz olarak engellenmiştir…”
Yani bu “özgür ansiklopedi” sitesinde kullanıcı adı olarak “Türkyurdu” nu seçmiş olmamız yasaklanma nedenidir… Anlayacağınız bu ülkenin birlik ve beraberliğine sahip çıkmak, bölücülüğe klavyeyle de olsa karşı durmak Vandallık… Varsın Vandal biz olalım. Zira bizlere bu suçlamayı yönetenlerin ağa babaları ve ataları da asırlardır “Barbar Türkler” diye yedikleri tokatların acısını çıkartmaya çalışmıyorlar mı…
İbrahim Çakır e-mail: i.cakir@hotmail.com